TARIHI
Asarcik, Samsun'un 44 km. güneyinde yer alan küçük
bir ilçedir.
Yüzölçümü
180
kilometrekare olan Asarcik ilçesi; doguda Çarsamba
–Ayvacik ilçeleri, batida Kavak ilçesi,
kuzeyde Samsun merkez ilçe, güneyde de Ladik
ve Amasya ili Tasova ilçesi ile çevrilidir.
Asarcik kendisine bagli Kesealan - Ayaklialan köyleri
ile Çarsamba ve Ayvacik ilçelerine, Yaylaköyü
ile Tekkeköy ilçesine, Akyazi ve Musaaga köyleri
ile Samsun Merkez ilçeye, Uluköy - Asuru -
Kosaca köyleri ile Kavak ilçesine, Sakizlik-Armutluköy-Yeniömerli
köyleri ile Ladik ve Tasova ilçelerine sinirdir.
Asarcik cografyasi göz önüne alindiginda
sinirlari olusturan köyler yüksek köylerdir.
Bu köyler genel olarak yörede bulunan daglarin
eteklerine yerlesmis durumdadir. Daglar ve söz konusu
köylerin yerlestigi alan hisar biçiminde oldugu
için Hisarcik diye anilmakta imis. Asarcik merkezi
ve diger köylerin yerlesmis oldugu alan ise küçük
düzlük ve tepeciklerden olusmaktadir. Bu bölge
bir hisari andirdigindan Hisarcik adi
verilmistir. Zamanla Hisarcik ASARCIK olarak degistirilmistir.
Asarcik tarihinin arastirilmasinda en büyük
yer Tarihi Gökgöl Camiidir. Tarihi Gökgöl
Camiinin ve çevresinde bulunan mezar taslarinin
üzerinde bulunan tarih ve metinlerden anlasilacagi
üzere bölgede bugün yasayan halkin 300
yil öncesinden var oldugu anlasilmaktadir. Ilerleyen
yillarda Çarsamba ya yerlesmis bulunan bir kisim
Kirim Türk’ünün ve Kafkas Türk
Kavmi olan Çerkezlerin de bu bölgeye yerlesmesiyle
yavas yavas bu günkü halini almistir. Bölgede
yasayan mimari eserlerin 16 yy’dan önceki dönemlere
ait oldugu anlasilmaktadir. Asarcik komsu ilçelerin
tarihinden de anlasilacagi üzere Türk Milletinin
oldukça eski bir yerlesim yeridir.
Cumhuriyet öncesi dönemde bu bölgede Rum
köylerinin de mevcut oldugu bilinmektedir. Rumlar
bu bölgeye 19. yy. sonlarinda yerlesmislerdir. Cumhuriyet
dönemine kadar bölgede yasayan Rumlar Lozan
Antlasmasiyla mübadeleye tabii tutulmuslardir. Yasadiklari
mezralari bölgede öteden beri yasamakta olan
Türk halki Rumca isimlerle adlandirmistir. Galyoslar,
Moskoflar, Papazlar bu mezra adlarina birer örnektir.
Birinci Dünya Savasi sonrasinda bölgede yasayan
Rumlar çok sayida çete kurarak bölgede
yasayan Türk’lerin üzerine saldiri da
bulunmuslar, evlerini ekinlerini yakip talan etmisler,
hayvanlarini ellerinden almislar ve yakaladiklari insanlari
topluca yakmak vurmak suretiyle öldürmeye baslamislardir.
Bunun üzerine Asarcikta Kuva-yi Milliye Hareketi
baslamistir. Giresunlu Topal Osman, Topal Süreyye
ve Mehmet Çetin komutasina giren bölge halki
Rumlara karsi mücadele vermislerdir.
Bu mücadeleye katilmis insanlarin birçogu
10-15 sene öncesine kadar hayatta olup, birkaç
tanesi hala hayattadir. Yasayan bölge halkindan dinlenenlerden
de anlasilmaktadir ki Rum çetelerinin yapmis oldugu
eziyetler bölge halkinin hafizasindan silinmemistir.
1877-1878 Osmanli-Rus harbinden sonra Kafkasyadan göç
eden bir grup Kafkas Türk Kavmi olan Çerkez’ler
bugün ki ilçe merkezinde bulunan bir köye
ve Kavak - Ladik sinirlarinda bulunan iki köye yerlestirilmislerdir.
Bu gün ilçe merkezinin içinde yer alan
Biçincik köyü ormanlik alanin kesilmesi
sonucunda açilan alandan olusmaktadir. Kesim isinin
biçmek anlaminda söylendiginden, Çerkezlerin
yerlestirilmis oldugu bu köye Biçincik adi
verilmistir. 1943 yilindan itibaren bu köy merkezinde
Pazar kurulmasi nedeniyle 1959 yilinda bucak olmus ve
civarda bulunan 12 köy bu Bucak’a baglanmistir.
16.06.1987 tarih ve 3392 sayili kanunla ilçe olan
Asarcik’a 27 köy baglanmistir. 1989 yilinda
yapilan mahalli seçimler sonucunda Bahri KÖSÜS
ilk belediye baskani olmus ve Asarcik Belediyesini kurmustur.
Biçincik merkezinde bulunan Muhtarlik binasi Asarcik
Belediyesi olarak hizmet vermeye baslamistir.
Ilçeye bagli; merkezde Biçincik Mahallesi
ve Atatürk mahallesi olmak üzere iki mahalle
ile 30 köy mevcuttur. Ilçede Adliye ve Polis
Teskilati haricinde ki bütün resmi daireler
kurulmustur.
Ilçenin güneyinde bembeyaz heybetiyle, basi
bulutlarin içinde dimdik duran Akdag yer almaktadir.
Ilçe yayla havasinda olmasini Saltuk Ormani ve
kendisini çevreleyen siradaglarin (Bögürtlen
Daglari) yani sira büyük oranda Akdag’a
borçludur. Haritada Bögürtlen Daglari
diye de bilinen Saltuk Ormani kendisine has heybeti ile
ilçenin kuzeydogusunda yer almaktadir. Bu ormanin
eteklerinde Kilavuzlu Köyünün üst
kisminda bulunan Yagbela Tekkesi ve hemen karsisinda Yeniömerli
Köyünün üstünde bulunan Gülveren
Tekkesi ile Akyazi Köyü Sehitler Mevkiinden
ilçe genelinin büyük bir kismi kusbakisi
denilebilecek kadar genis açidan görülebilmektedir.
Yörenin kendi içinde bulunan ormanlardan dogan
küçük akarsulari mevcuttur. Bu akarsular
tarimda kullanilacak kadar yeterli degildir. Ancak ilçeyi
çevreleyen siradaglarin arka kisimlarindan dere
ve irmaklar Yesilirmak’a dogru yol almaktadir.
Asarcik
ilçesinin çevresinde bulunan komsu ilçeler
tarih olarak incelendiginde; dogusunda bulunan, Çarsamba
ve Ayvacik ilçelerinin ayni tarihi özellikte
oldugu, Ayvacik ilçesinin Çarsamba ilçesinden
ayrilarak kuruldugu görülmektedir. Yesilirmak
ovasi merkezinde kurulu olan Çarsamba ilçesinin
M.Ö. 4000'lerden günümüze bir yerlesim
merkezi olduguna dair görüsler vardir. Çarsamba'nin
bütün ovada merkez rolünü üstlenmesinde,
ilki 1370 yilinda Çarsamba günleri kurulmus
olan panayirin etkisi büyüktür. Bu panayir
Çarsamba günleri kuruldugundan ilçenin
adi da buradan gelmistir. Osmanli Imparatorlugu zamaninda
da idari teskilatta önemli bir ilçe olarak
yerini almis olan Çarsamba'da Cumhuriyetten sonra
1925'de Belediye teskilati kurulmustur.
Asarcik’in tarihi, batisinda bulunan Kavak ilçesine
daha yakin oldugu görülmektedir. Bucak ve ilçe
olmadan önce de idari açidan Kavak ilçesine
bagli oldugu bilinmektedir.
Kavak ilçesinin tarihi oldukça eskidir.
ilçe merkezinin kuzeyindeki kalan Kale Dorugu Höyügün
1942 yilinda yapilan arastirmalarda M.Ö.3500-2000
yillarina ait eserlere rastlanmistir. Bu verilere göre
Kavak ilk tunç çagindan bu yana bir yerlesim
yeridir. Kale dorugu höyügünde genç
Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli dönemlerine
ait eserlere rastlanmasi ise bu yerin hem yerlesim özelligini,
hem de burada yerlesimin sürekliligini göstermektedir
1518 tarihli bir Osmanli tapu defterinde Kavak’in
Samsun sancagina bagli bir karye (köy) oldugu görülmüstür.
1839 yilinda merkez ilçeye bagli bucak olmustur.
1934 yilinda da Bucak teskilati ilçe teskilatina
çevrildi.
Asarcik’in
kuzeyinde bulunan Ladik ilçesi; tarihinin M.Ö.
3000 - M.Ö. 2000 yillarina kadar uzandigi tahmin
edilmektedir. Islam uygarliklari döneminde (705)
Araplarin eline geçen bölge 1071 Malazgirt
Savasindan sonra Selçuklularin eline geçmistir.
1075'de Alparslan'in komutanlarindan Melik Ahmet Danisment
Gazi, Amasya ve çevresine egemenligi altina aldi.
Bir rivayete göre de ilçe adini komutanin
kizi Ileduk ve Ildük Hatun'un isminden almistir.
Selçuklularin parçalanmasiyla kurulan Anadolu
Beylikleri zamaninda Ladik Kubatogullarinin hakimiyetine
girmistir.
Osmanlilar ise Ladik'i 1428'de kesin olarak topraklarina
katmislardir. Ladik Cumhuriyet dönemine kadar Sivas
Sancagina bagli Amasya Vilayeti sinirlari içinde
bulunmustur. Cumhuriyet kurulduktan sonra Amasya iline
bagli olan Ladik ilçesi 1925'de Samsun'a baglanmistir.
Asarcik’a komsu olan ilçelerden Tekkeköy’ün
Selçuklular Anadoluya geçmeye basladigi
zaman Bizans devletinin egemenligi altinda oldugu Türklere
ve Islamiyet’e açmak için, bölgenin
önemini de dikkate alarak büyük Türk
velisi Seyh Zeynüddin'i buraya gönderdigi ve
bir Tekke kurdurdugu, Tahminen 13. yüzyilda yasayan
Seyh Zenüddin kurdugu tekkede yolculari, düskünleri,,
fakir fukarayi kazan kurarak doyurdugu, Tekkeköy
adinin buradan geldigi söylenmektedir.
1399'da Tekkeköy Osmanli egemenligine girmistir.
1402 Ankara savasindan sonra Kubatogullarinin eline geçmistir.
1419'da Çelebi Mehmet Tekkeköy'ü tekrar
Osmanli topraklarina katmistir. Osmanlilar döneminde
burada Türkler ve Bizans döneminden kalma Rum
halki baris içerisinde yasamislardir. Ancak I.
Dünya savasi sirasinda Türk ve Rum halki arasindaki
baris bozulmustur. Kurtulus savasi sonrasinda yapilan
Lozan antlasmasi geregi burada ki Rum halki Bati Trakya
Türkleriyle yer degistirilmistir.